Hakkında
Ahmet Nedim Kaya, Hasan Sarıkaya, Mehmet İhsan Gülbudak, Cemal Akın, Cengiz Yağ, Cathryn Hoard,
16 Nisan 2015 Perşembe
27 Ağustos 2014 Çarşamba
ODTÜ, 100.YIL VE KENTSEL DÖNÜŞÜM; "konuya daha yaklaşmak lazım" 26 November 2013 • Burçay Erçetin • 2 yorum
konuya daha yaklaşmak lazım
26 November 2013 • Burçay Erçetin • 2 yorum
Geçenlerde “War Photographer” filmini yeniden izledim , uzun zaman olmuş ilk izlediğimden beri. Bu film en baba fotoğrafçılardan James Nachtwey in fotoğraflarını nasıl kalp gözüyle çekebildiğinden bahsediyor kısaca. Nasıl etkilendiğimi (bi daha bi daha) anlatamam, o kadar ki bugüne kadar çektiğim tüm karelerden nefret etmiş bile olabilirim. Kafamda attım çöpe, gittiler..
( Kendime not: hayatın rutinine kapılıp böyle ideal yaşamlara özenme duygusu da unutulabiliyor, (kısaca bir sürü boş iş anlamlı görünebiliyor gözümüze) bu tür ilham verici filmler olmalı işte bu yüzden. Şu lanet alışkanlıklara dönmek, yıllar sonra bisiklete binmek gibi maşallah, o kadar kendiliğinden ki…Bununla ilgili de bi post yapayım, unutmayayım.)
Neyse konuma gireyim artık. Şu ODTÜ arazisinden geçen devasa yol konusu uzun zamandır tüm hayatımıza kastetmiş durumda ya, gerek sürekli toz solumak olsun, gerek sürekli olarak iş makinesi gürültüsü çekmek olsun, gerek ulaşımın zorlaşması, gerek iş makinelerinin pervasızca tüm yolları kaplıyor oluşu, gerek tüm polis ekiplerinin işi gücü bırakıp orada aylardır pinekliyor oluşu, gerek okula gitmek isteyen minik ilkokul çocuklarının çamurun ve şuursuz düzensiz akan trafiğin arasından elele tutuşup okula gitmeye çalışması, gerek gerek gerek…Üstüne üstlük bu inşaat sırasında bu kargaşada ölen minicik bir çocuk var…O kadar bunaltıcı ki…Ve bu apar topar inşaat kanunsuzca (ODTÜ nün açtığı dava var bildiğim kadarıyla) ve pervasızca devam ediyor. Yok bir de demokrasi var bu ülkede, adalet var demeyelim, ülkenin kaynakları nasıl bir bir heba ediliyor canlı izlemek istiyorsanız önce mahallenize bakın. Apar topar yapılan yolun üzerinden 1 ay geçmeden göçtüğüne, bununla beraber su borularının patlayıp tüm mahallenin susuz kaldığına da şahit olduk bu kısa zaman içinde.
Sonrasında, Ankara nın 100.yıl mahallesindeki İşçi bloklarının kentsel dönüşüm projesine dahil olduğu konusunu duyduğumdan beridir, içim içimi yiyor. Hayır biliyorum bitki örtümüz TOKİ, ama yine de bu kadar yakınımıza ruhsuzluğun gelip çörekleneceği duygusu insanı öyle rahatsız ediyor ki. Bu ODTÜ den herşeye kastederek apar topar yol geçirme konusu ile ilgili güzel bi yazı var, söylenebilecek herşeyi söylemiş, şurada . Neden, neden diye kafanızı kemiren cevaplandıramadığınız sorular varsa, cevapları gayet net, okuyun anacım. İşte bu yol inşaatı mevzusunun kimlere fayda sağladığını görün.
Ben de dedim bu sefer günlüğü sempatik fotoğraflarla süslemek yerine biraz daha yaşadığım yeri ve zamanı yansıtan, dolayısıyla daha gri ve sevimsiz fotoğraflar koyayım, zamana notlar düşeyim, en azından çektiğim fotoğrafların bir işe yaramasını sağlayayım.
Diyorum ya 100. yıl İşçi Blokları mahallesi kentsel dönüşüm projesine dahilmiş, çok üzüldüm. Bu mahalle ODTÜ öğrencilerinin bir nevi özel yurdu olduğundan son derece sempatik ve rahat bir mahalledir, bir karakteri ve kendi içinde bir huzuru vardır. Tamam eskidir, içi dışı dökülüyor olabilir ama pekala da tamir edilebilir, yenilenebilir. Mimari bilgim hiç yok ama tüm dünyada bu şekilde eski kalmış ama korunmuş mahalleler yok mudur, biraz eskidi diye yıkılıp yenisi mi yapılır, bilemedim…
Bizim mahalle böyle birşey (işe gitmeden hızlıca çektim, biraz dolaşsam daha neler neler yakalarım :) )
Yol inşaatını size nerden başlasam göstermeye acaba, farklı açılardan dizi dizi diziyorum şimdi fotoları.
Bu aşağıdaki ODTÜ 100.yıl girişi, eskiden büyükçe bir kırlık alanın, önünde Drunk ın olduğu, önünden eski yolun geçtiği alan, şimdilerde:
Dedim ki acaba aynı noktanın geçmişte çektiğim bir fotoğrafı var mı, kurcaladım eski fotoları, buldum :) kar yağmış, ben de makineyi almış fırlamışım dışarı 2 yıl öncenin:
Neyse yol inşaatına döneyim, söz veriyorum melih gökçek grisine (dolayısıyla Ankara grisi tabir ettiğimz renk çeşidi) doyacaksınız önümüzdeki fotoğraflarla. Bu aşağıda görünen yer bayramda apar topar yapılan ODTÜ arazisinden ağaçların talan edilerek açılması ile oluşturulmuş, Eskişehir yolu bağlantılı bölüm:
bunlar da ODTÜ önü yolun farklı yönlerde halleri:
bu koyu griye boyalı yerleri var ya duvarın, onlar yazılmış sloganları örtmek için belediyece tekrar boyanmış yerler. Şöyle bir slogan da gördüm duvarda (henüz farkedilip de boyanmamış): “gri boya bitene kadar yazacağız” diyen :)
Şimdi bu yolla tam sınır durumda bir de park var mahallede, Çankaya belediyesi yol inşaatından bir süre önce tamamlayıp hizmete açmıştı. Ama o kadar dipdibe ki bu iki oluşum akıllara zarar, göreceksiniz şimdi fotoğraflardan.
Bu köprülü yolun gri duvarının üstü çok eğlenceli, böyle aşağıdaki gibi kareleri yakalamak mümkün kısa zamanda. Eğlencenin bir diğer tarafı da yaya (hafta içi bi dolu öğrenci) ve arabanın iç içe yolalıyor olması, ne kaldırım ne bişey çamurda yağmurda yanyana yürünebiliyor.
Eğlenceye doymadım heyecan ve adrenalin de arıyorum diyorsanız tavsiye ediyorum yolun park tarafına (dark side of the park demek geldi içimden, elimde değil geyik tarafım susmak bilmiyor) geçin, yolun dibindeki yürüyüş yolundan yürüyün biraz. O kadar dibinde ki yolun, Allah muhafaza o korunaksız (bariyersiz) yolda ciddi bi kaza olsa da bi tane araba yoldan çıksa, tepenize düşmesi işten değil…
Neyse, optimistik olun getirmeyin aklınıza böyle şeyler, bakın bu yeni park güzel, Berfo Ana parkı (merak ederseniz kimdir diye buyrun) koymuşlar adını da, benim hoşuma gitti. Bir de heykelini dikmişler onu da gayet beğendim:
Berfo ana nın arkasındaki çerçeveler çok fotojenik, tabi kaçırmadım.
Bir de sabah çekilen trafik işkencesine ait bir fotoğraf da koyayım, eğer beddua ettiyseniz içinizden, benden koca bir Amin gelsin size, ben hakkımı helal etmiyorum kendisine çünkü…
ODTÜ girişinden biraz yürüyelim, bu mahallede biraz daha dolaşalım derseniz karşınıza çıkan görüntüler de şöyle (modeller tabiki benim familya, fotoğraflarını çektim diye izin isteme derdi yok kendilerinden ) :
seviyorum bu boşlukları (yüksek gerilim hattının faydaları olabilir tabi), park da olmasın, böyle boş boş kalsın mümkünse araziler :
bi de bu var, ironik biraz :)
Neyse kendinizi yeterince deli hissediyorsanız buyrun bu kapıdan :)
Sanki söyleyeceğimi söyledim buraya kadar, bu yoldan hiç mutlu değilim özünde. Denilecek bir şey var onu da çocuklar dediler çoktan “Gökçek yolun yol değil”…
En sona bir fotoğraf sakladım, mahallenin karakolu vardı bilen bilir, 10 Nisan karakolu, o karakol taşındı Balgat’a, bir süre boş kaldı karakol binası, şimdilerde yıkıldı. Bir kapısını bırakmışlar yıkmamışlar, sağolsunlar. Üstündeki mesaj benim bu çocuğu yetiştirmeye çalışırken vermeye çalıştığım mesaj ya güzel oldu, büyüyünce katıla katıla güler artık bana :)
not: sanırım denemişler ama gri boya kapatamamış yazıyı, ilahi takdir :)
not2: ne düşündüğünüzü paylaşırsanız yorumlarda çok sevinirim, bi göreyim tek miyim çok muyum :)
3 Temmuz 2013 Çarşamba
KIZILAY-GÜVENPARK DOLMUŞ DURAKLARIMIZ İŞGAL ALTINDA, MİLLET PERİŞAN
ODTÜ-100.YIL AZAPHANE DURAKLARI
Mustafa Nevruz SINACI
Eğer 29 Haziran 2013 Cumartesi günü saat: 10.00 – 11.30 arası; Görünürde dört şeritli Ankara, Balgat Ziyabey Caddesi inadına tıkalı, kenar şeritleri “devlet, hükümet, vilâyet, polis, belediye, kaymakamlık ve mahalle muhtarlarına meydan okuma, açık eşkıyalık ve yol kesme” anlamında işgal edilmiş olmasaydı, belki de bu makale yazılmayacaktı…
Cehennem sıcağında tıklım, tıklım bir minibüs düşünün. Şehrin ana artelinde, merkezi veya büyük çarşı geçişlerinde değil, sıradan bir mahallesinde cadde tıkalı. Trafik normal, akış rutin, tek sorun: Her iki taraf kaldırım bitişiklerindeki şerit işgali! Bütün dünyada geçerli hak, hukuk kavramları, evrensel trafik kurallarına göre kaldırımlar halka, cadde ve sokak içleri ise araç geçişlerine aittir. Peki, Ankara ve Türkiye Cumhuriyet devletinde neden değil?..
Türkiye Cumhuriyetinde aşiretten devlete geçiş süreci henüz tamamlanmadı mı?
Yoksa tamamlandı da, şimdi tekrar aşiret, derebeylik ve faşistlik mi hortladı?..
Pazaryerine geldiğimizde, tıkanan ve geçit vermeyen yoldan mütevellit, belki devlet belki de (işe yaramadığını sonradan öğrendiğimiz) dernek adına utanan Şoför; “Arkadaşlar, Milli Kütüphane’ye kadar inen yoksa şuradan dönelim, ya da burada çakılıp kalacağız” dedi.
Birkaç yolcu itiraz edince, başkası sordu: Nerede inecektiniz?, Cevap: İlerde Lisede.
Yolculardan biri öfkelendi ve; “Kardeşim Liseye en fazla otuz metre var. Allah aşkına inin şurada, otuz metre yürüyün. Bizde şu cehennemi sıcakta, “ana caddeye araç park edecek kadar şerefsiz, adi insanlık düşmanları yüzünden” yollarda sürünmekten kurtulalım.”
İlerde Lisede inecek var diyenlerden ses yok. İstiflerini bozmadan oturuyorlar.
Dolmuş yerinde sabit. Fakat son konuşan vatandaş, onurlu ve sorumlu bir tartışmayı tetikledi. Önce polisin neden? niçin? park yasağını ihlâl ve ana caddeyi gasp suçu işleyenleri men ve takip etmediği, cezalandırmadığı; İnsan Hakları, Adalet, Hak-Hukuk ve Demokrasinin mutlak gereği olduğu halde, trafikte düzeni sağlamaktan aciz kalındığı, zorunlu, yasal görevin niçin yapılmadığı, halkın çektiği eziyet, ıstırap ve zulme seyirci kalmasının nedeni sorgulandı.
Bu arada dolmuş Balgat Polis Karakolunu geçmiş ve Lisenin yanına gelmişti.
İkisi bay biri bayan 3 kişi indi. Uzun süredir güneşte beklediği anlaşılan bir kişi bindi.
Bu arada ODTÜ öğrencisi bir genç konuşmaya başladı:
“Biz, ODTÜ öğrencileri olarak bu yolu kullanmayız. Eskişehir yolu üzerinden okula gidip geliriz. Fakat ben Çetin Emeçte oturduğum için bu güzergâhın müdavimiyim. Ancak, arkadaşın ifade ettiği sorunlardan çok daha büyük, derin, acil ve müzmin sorunlarımız da var. Örneğin bu Cadde sadece şimdilerde değil, tam iki buçuk yıldır böyle. Ankara Valiliği büyük Şehir Belediyesi ve Emniyet Müdürlüğü dâhil, binlerce şikâyet dilekçesi verildiği halde kimse Ziyabey Caddesi ile ilgilenmedi. Hukuki duyarlık ve insani sorumluluk sağlanamadı, bu arada leş kargaları, lokantacılar mafyası, saldırgan ayakçı ve kabadayılar caddeyi işgal ve istilâ etti.
Anlaşılan o ki, ya hükümet bunlara güç yetiremiyor yada iktidar kötülerden yana..
AZAPHANE DURAĞI:
Dolmuş kağnı hızıyla ilerliyor, genç öğrenci ise, dikkat kesilen yolculara hitabını şöyle sürdürüyordu: “Siz Azaphane deresi neresidir bilir misiniz?” (Evet, evet seslerinden bilenlerin olduğu anlaşıldı) Genç devamla: Şimdi iyi kötü dolmuşa bindik. Artık alıştığımız gibi sorunlu bir yolculuktan sonra Kızılay’a varacağız. Ama nerede inebileceğimiz belli mi, şansımız varsa aşağıda veya yukarıda bir yerlerde!.. Ya akşam veya gün içinde eve dönerken ne olacak?..”
ODTÜ ve 100.Yıl durakları 35 gündür “Polis İşgali” altında!..
“Dönerken bu kadar şanslı olmayacağız. Çünkü: ODTÜ, 100.Yıl, Balgat, Çiğdem ve Çukurambar dolmuş kalkış durakları bir aydır kapalı. Aslında kapalı değil, Polis gasp-ı, işgal ve kriz yönetimi denilen bir heyetin keyfi kullanımı altında. Bu duraktan ekmeğini kazanan yüzlerce şoför esnafının bitmez-tükenmez çilesi, gereksiz masraf, zarar-ziyan, kayıp ve israfı; Ekmeğini kazanmak uğruna yararlanan yüz binlerce Balgat, Çukurambar, 100. Yıl, Çiğdem sakini, yolcusu ve biz ODTÜ öğrencilerinin günahı ne?....” Sözün burasında Kızılay’a geldik..
*** ANAYURT (Ulusal) GAZETESİ,
01 Temmuz 2013 Pazartesi ve 02 Temmuz 2013 Salı
12 Şubat 2013 Salı
Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanlığı "Bilgilendirdi" ....
TC
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı
Basın ve Yayın Şube Müdürlüğü
Sayı: M.06.1.ABB.0.63.01/2013-125-640
Tarih: 30.01.2013
Konu: Bilgilendirme
BELDE DAĞITIM PAZARLAMA REKLAM MADENCİLİK İNŞ. TİC. AŞ.
ANAYURT GAZETESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA
BİLGİLENDİRME
Gazetenizin 21.01.2013 tarihinde yayınlanan "Hakikati Haykıran Bir Çığlık" başlıklı haberle ilgili olarak; EGO Genel Müdürlüğü Otobüs İşletme Dairesi Başkanlığı'nın vermiş olduğu cevap yazısı ekte sunulmuştur.
Gereğini bilgilerinize rica ederim.
Dr. Ahmet Recep TEKCAN
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
Dairesi Başkanı
EK: 2 Sayfa. (1. Yazı, 2. Gazeteci-Yazar Mustafa Nevruz SINACI'ya ait haber makale)
***
TC
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
EGO Genel Müdürlüğü Otobüs İşletme Dairesi Başkanlığı
Sayı: 80160668-171/4462
Konu: Gazete Küpürü
Tarih: 25.01.2013
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NA
(Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Basın ve Yayın Şube Müdürlüğü)
İLGİ: 21/01/2013 Tarih ve M.06.1.ABB.0.63.01/2013-125-640 Sayılı yazınız...
İlgi yazınız ekinde yer alan 20/01/2013 Tarihli HÜRRİYET GAZETESİ Ankara ek'inde yayınlanan "GEÇMİŞ OLSUN KAPTAN BEY" ve 21/01/2013 Tarihli ANAYURT GAZETESİ'nde yayınlanan "HAKİKATİ HAYKIRAN BİR ÇIĞLIK" başlıklı yazılar incelenmiştir.
Kuruluşumuz 5. Bölge Otobüs İşletmesi Şube Müdürlüğü bünyesinde 541 Numaralı Eryaman - Kızılay hattında hizmet veren sürücü personelin habere konu olan rahatsızlığı ile ilgili olarak hastaneye gitmesi ve rapor almasının kısıtlayıcı bir uygulama bulunmamaktadır. Personelin rahatsızlığından dolayı raporlu olduğu gün için ücret kesilmesi uygulamasında 4857 Sayılı Kanuna göre istirahat alan bir işçinin gün sayısı kadar yevmiyesi SGK tarafından kesilmekte ve bu doğrultuda işverenin ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Merkez ve Atelye Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde bulunan ve (ANAYURT GAZETESİ'NDE YER ALAN) diğer habere konu olan: (100. Yıl İşçi Blokları Mahallesi) Pazar yerinde, Kuruluşumuz tarafından üretilmiş ancak ekonomik ömrünü tamamlanması sebebiyle kaldırılması gereken "eski tip kapalı durağımız" yer almaktaydı. Mevcut kapalı durak kabinlerimiz günümüz şartlarına uygun, aydınlatmalı, oturaklı ve daha çok kişiye hitap edici özellikte olduğundan; Söz konusu adreste bulunan kaldırımın dar olmasından dolayı "modern durak kabini'nin" montaj işlemi yapılamamaktadır.
Gereğini bilgilerinize arz ederiz.
Dursun ASLAN Fazlı SARI
Otobüs İşletme Dairesi Başkamı Genel Müdür Yardımcısı
İMZA İMZA
1 Eylül 2012 Cumartesi
HÜRRİYET
Birlik’teki yapılaşmaya Büyükşehir de karşı
ÇANKAYA’NIN 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan Birlik Parkı’nın imara açılması son haftaların en çok tartışılan konularından.
Bölge halkı da her pazar Birlik Parkı’nda toplanarak parklarını yapılaşmaya kurban vermemek adına protesto gösterisi düzenliyor, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Bölge halkı da her pazar Birlik Parkı’nda toplanarak parklarını yapılaşmaya kurban vermemek adına protesto gösterisi düzenliyor, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Birlik Parkı’nın imara açılma kararı geçtiğimiz hafta toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi’ne yeniden geldi.
Parkın imara açılmasına yönelik bin 209 itiraz yazısı geldiği, İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu’na yansıdı.
Büyük çoğunluğunu bireysel itiraz başvurularının oluşturduğu dilekçelerde özetle, “Birlik Parkı’nın bölgenin tek parkı oluşu, on yıldır Büyükşehir Belediyesi tarafından bakımı, onarımı ve düzenlemesi için önemli düzeyde kaynak aktarılması” gerekçe gösteriliyordu.
Çankaya Belediyesi’nin de yapılaşmaya itirazının bulunduğu raporda en dikkat çekici itiraz ise Büyükşehir Belediyesi’nden geldi.
Yanlış duymadınız, bölgenin imara açılmasından sorumlu tutulan Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı da, 19.01.2012 tarihli yazısında Birlik Parkı’nın imara açılmaması ve yeşil alan olarak kullanılması gerekliliğini vurguluyor.
HAVA KORİDORU NİTELİĞİNDE
Yazıda tam olarak şöyle deniyor:
“100.Yıl Birlik Parkı’nın yapımına 1994 yılı itibari ile başlanıldığı, ilerleyen yıllar içerisinde park alanına peyderpey yenileme, iyileştirme ve bitkisel materyalleri yoğunlaştırma çalışmaları yapıldığı, parkın yürüyüş ve gezinti yolları, çocuk oyun alanı, bölge halkına spor yapma imkanı sağlayan koşu yolu, kondisyon aletleri ve basketbol sahası, park donatıları ve yeşil alan dokusu ile özellik arz etmekte olup yoğun konut bölgesi içerisinde hava koridoru niteliği taşıdığı, yoğun kullanıcı kitlesi bulunan 38 bin 164 metrekare alana sahip 100.Yıl Birlik Parkı’nın üzerinde bulunduğu 7490 ve 7492 parsellerde yürütülen 1/5000’lik imar çalışmalarının, yeşil alan olarak kalması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılmasını değerlendirmelerinize arz ederim.”
PLAN DEĞİŞİKLİĞİ ZORUNLULUKTAN
Aralarında Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili daire başkanlığının ve Çankaya Belediyesi’nin de bulunduğu bin 209 dilekçe İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda MHP’li üyelerin muhalif oylarına rağmen oy çokluğuyla reddedildi.
Red gerekçesi de hayli çarpıcı: “Plan değişikliği alınmış yargı kararları doğrultusunda zorunluluktan kaynaklanıyor.”
İmar Komisyonu’nda itirazların reddine muhalif olan MHP’li İmar Komisyonu Üyesi İbrahim Uyar ise yargı kararına rağmen Birlik Parkı’nın “kurtarılabileceği” iddiasında.
Uyar’ın Birlik Parkı “formülü” şöyle:
BİRLİK FORMÜLÜ
Büyükşehir Belediyesi kamulaştırmasız el atmadan dolayı plan tadilatı yaparak, 59 dönümlük parkın 16 dönümü imara açarak 2 buçuk emsal vermek durumunda kaldı. Bin 209 itirazın arasında Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi’nin de bulunması her şeyi anlatıyor aslında. Yıllardır emek verilen bir parkın betonlaşmasına belediyenin de itirazı var. Ancak İmar Komisyonu bu itirazları dikkate almıyor ve 16 dönümlük alanın imara açılması kesinleşiyor. Buradan sonra şöyle bir yol izlenebilir.
Eğer belediye mahkeme kararıyla 16 dönümü vermek zorundaysa, yine Çankaya’dan başka bir tercih edilebilir. Büyükşehir’in Çankaya’da 2 buçuk milyon metrekare yeri var. Takas yoluyla park korunabilir. Hem bölge halkı rahatlar hem de Büyükşehir Belediyesi yıllardır emek verdiği parkının zarar görmesini engeller.”
Uyar’ın Birlik Parkı’na “takas” önerisi, Büyükşehir cephesinden bakalım nasıl bir karşılık bulacak. (HÜRRİYET, 24 Şubat 2012)
Parkın imara açılmasına yönelik bin 209 itiraz yazısı geldiği, İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu’na yansıdı.
Büyük çoğunluğunu bireysel itiraz başvurularının oluşturduğu dilekçelerde özetle, “Birlik Parkı’nın bölgenin tek parkı oluşu, on yıldır Büyükşehir Belediyesi tarafından bakımı, onarımı ve düzenlemesi için önemli düzeyde kaynak aktarılması” gerekçe gösteriliyordu.
Çankaya Belediyesi’nin de yapılaşmaya itirazının bulunduğu raporda en dikkat çekici itiraz ise Büyükşehir Belediyesi’nden geldi.
Yanlış duymadınız, bölgenin imara açılmasından sorumlu tutulan Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı da, 19.01.2012 tarihli yazısında Birlik Parkı’nın imara açılmaması ve yeşil alan olarak kullanılması gerekliliğini vurguluyor.
HAVA KORİDORU NİTELİĞİNDE
Yazıda tam olarak şöyle deniyor:
“100.Yıl Birlik Parkı’nın yapımına 1994 yılı itibari ile başlanıldığı, ilerleyen yıllar içerisinde park alanına peyderpey yenileme, iyileştirme ve bitkisel materyalleri yoğunlaştırma çalışmaları yapıldığı, parkın yürüyüş ve gezinti yolları, çocuk oyun alanı, bölge halkına spor yapma imkanı sağlayan koşu yolu, kondisyon aletleri ve basketbol sahası, park donatıları ve yeşil alan dokusu ile özellik arz etmekte olup yoğun konut bölgesi içerisinde hava koridoru niteliği taşıdığı, yoğun kullanıcı kitlesi bulunan 38 bin 164 metrekare alana sahip 100.Yıl Birlik Parkı’nın üzerinde bulunduğu 7490 ve 7492 parsellerde yürütülen 1/5000’lik imar çalışmalarının, yeşil alan olarak kalması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılmasını değerlendirmelerinize arz ederim.”
PLAN DEĞİŞİKLİĞİ ZORUNLULUKTAN
Aralarında Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili daire başkanlığının ve Çankaya Belediyesi’nin de bulunduğu bin 209 dilekçe İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda MHP’li üyelerin muhalif oylarına rağmen oy çokluğuyla reddedildi.
Red gerekçesi de hayli çarpıcı: “Plan değişikliği alınmış yargı kararları doğrultusunda zorunluluktan kaynaklanıyor.”
İmar Komisyonu’nda itirazların reddine muhalif olan MHP’li İmar Komisyonu Üyesi İbrahim Uyar ise yargı kararına rağmen Birlik Parkı’nın “kurtarılabileceği” iddiasında.
Uyar’ın Birlik Parkı “formülü” şöyle:
BİRLİK FORMÜLÜ
Büyükşehir Belediyesi kamulaştırmasız el atmadan dolayı plan tadilatı yaparak, 59 dönümlük parkın 16 dönümü imara açarak 2 buçuk emsal vermek durumunda kaldı. Bin 209 itirazın arasında Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi’nin de bulunması her şeyi anlatıyor aslında. Yıllardır emek verilen bir parkın betonlaşmasına belediyenin de itirazı var. Ancak İmar Komisyonu bu itirazları dikkate almıyor ve 16 dönümlük alanın imara açılması kesinleşiyor. Buradan sonra şöyle bir yol izlenebilir.
Eğer belediye mahkeme kararıyla 16 dönümü vermek zorundaysa, yine Çankaya’dan başka bir tercih edilebilir. Büyükşehir’in Çankaya’da 2 buçuk milyon metrekare yeri var. Takas yoluyla park korunabilir. Hem bölge halkı rahatlar hem de Büyükşehir Belediyesi yıllardır emek verdiği parkının zarar görmesini engeller.”
Uyar’ın Birlik Parkı’na “takas” önerisi, Büyükşehir cephesinden bakalım nasıl bir karşılık bulacak. (HÜRRİYET, 24 Şubat 2012)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





